Uzakdoğu’dan başlayarak gelişen çay kültürü, geçişler, Batı’nın öğrenimi ve çeşitlemelerBundan 4.500- 5.000 bin yıl önce Çin imparatorunun kaynatılan suyuna çay yaprağı düştüğünde kimse böylesine anlamı çok (anlamlı), değerli bir içecek ortaya çıkacağını tahmin edemezdi. İmparatorun, tadına baktıktan sonra hissettiği tazelenme ve enerji, bu bitkinin dünya üzerindeki yaşam döngüsünü değiştirdi. Öncelikle Çin’de imparatora, yüksek rütbe ve mevki sahiplerine verilen değerin bir parçası olmaya başlayan çay, Budist rahiplerin, keşişlerin uyumamak-kendilerini canlı tutmak için kullandıkları, meditasyonlarının önemli bir parçası haline geldi. Imparatorlar, halkın bu şifa kaynağı içecekten yararlanmaları için çaya büyük önem verdiler. Çay yeri geldi insanların günlük yaşamında sıklıkla ve severek tükettiği bir içecek yeri geldi özenle toplanmış, işlenmiş ve belirli bir ritüelle servis edilmiş değerli bir iksir oldu.Çay, bildiğimiz demleme formatının oluşmasından önce farklı üretim ve demleme şekilleriyle evrildi. Ming hanedanı zamanında, ince çay tozları şeklinde öğütülen çay, haşlama ve çırpma işlemlerinden geçiyor; içine tereyağı, tuz, farklı baharatlar eklenerek tüketiliyorken Tang hanedanı zamanında kurutulan yapraklar, sıkıştırılıp, tuğla benzeri formlarda preslenmiş şekilde saklanıyor ve kullanılıyordu.Sonraki dönemde -Song hanedanı zamanında- ise çay şimdiki formunu bulmaya başlamıştı. Yaprak formunda demleme ile çayın fresh, taze ve aromatik tatlarının daha fazla hissedilmesi bunun yanı sıra daha farklı (çeşitlenmiş) prosesler sayesinde 100’lerce farklı tipte çayların üretilmesi(ni) sağlandı.Çin’de çay tek başına ritüeli tamamlamaz. Kullanılan suyun niteliği, ekipmanların ısısı, temizliği, hangi malzemeden yapıldığı, çok değerli ve belirli bir dengededir.Keşişler ve gezginler sayesinde Japonya’ya da taşınan çay sadece bir içecek olarak düşünülemez. Günlük yaşamın değerli bir parçasıdır aynı zamanda (ve) çay seramonileri ile yüceltilir. Japonya’da geliştirilen yeni tekniklerle çok değerli yeşil çaylar (Matcha, Sencha, Gyokuro, Genmaicha) elde edilmektedir.Batı’nın, çayı Çin’de tanıması ve daha uygun yollarla taşımak ve endüstriyel olarak daha kolay işleme isteği çay bitkisinin diğer ülkelerde denenmesini sağlamış; Hindistan, Sri Lanka, Kenya, Vietnam, Endonezya’da üretilmesi başarıyla gerçekleşmiştir.Ülkemize ise bitkinin üretim denemeleri, gelişimi, endüstriyel olarak çoğaltılma süreci 1920-1950 yılları arasında yapılan değerli çalışmalar ile gerçekleşmiştir. Bizler çayı 100 yıldan daha az bir süredir tanıyor olmamıza ragmen onu milli içeceğimiz haline getirdik. Dünya’da şu an kişi başına (düşen) tüketimde 3,2 kg ile birinci sıradayız. O, bizim için sadece bir içecek değil aynı zamanda yoldaş, sıcak bir sohbeti bağlayan arkadaş olmuştur.